Showing posts with label ayıp. Show all posts
Showing posts with label ayıp. Show all posts

Tuesday, May 18, 2010

Yazmaya devam...

Evet eylemlerim devam edecek... Yaptığınız bir şeyi birilerinin anlatması ayıp diye düşünüyorsanız ayıbı siz yapmayın ki anlatılacak bir şey de olmasın... Yoksa siz yaparken ayıp değil de ben yaptığınızı anlatırken mi ayıp?

İnsan olmak zor, kendini görmek de zor, kendini bilmek daha zor, bu kadarı oluyorsa değişip dönüşmesi kolay oysa...

Başkasından duyduğunuzda size ayıp geleni siz hiç yapmayın, benden size tavsiye :))

Evet tabii ki tahmin ettiğiniz gibi, son yazıma ağır tepkiler aldım; çoğu (üstelik bir sürü erkek de okudu) tebrik ettiler yazı konusunda becerikli olduğumu söylediler, bir iki kız arkadaşım çok sağlam, damardan ve gerçek olmuş dedi, bir yakın delikanlı arkadaşım "okurken bir iki yerde yanımda olsan kalkıp sıkı sıkı sarılırdım sana" dedi (kendisiyle aramda çok derin bir dostluk var cinsellikten arınmış, "sarılma"nın anlamı şaşmasın ve değeri anlaşılsın diye belirteyim dedim), bir diğeri ise "ayıp" dedi, "ayıp bunları yazdığın için utan kendinden". Utanmıyorum yazdıklarımdan ey okuyucu, ben yazdıklarımın sorumluluğunu alıyorum ve sonuçlarına katlanıyorum, üstelik birilerinin yaptıklarının bendeki etkileri üzerine yazdığım için diyorum ki ayıp yazmamı istemeyen ayıp etmesin. :))

Adil değil mi böylesi?

Eylemlerim devam edecek, evet belki memlekette meslek başlığımız "yazar" olarak geçmiyor ama bu yazmayacağımız anlamına gelmez, özgür bir birey olarak kendimi ve algıladığım dünyayı olduğu çıplaklığıyla yazmaya devam edeceğim. Bazen hayalgücümü kullanarak elimden geldiğince gerçekten uzak şeyler de yazıyorum ama adını koyuyorum paşa paşa masal diye... Bazen ben de duygularıma yenik düşüp haksızlık ediyor olabilirim tabii, eğer öyleyse içtenlikle üzgünüm, ama ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler, ayıbın yapılmadığı yerde konuşmak da ayıp içermez.

Yazdıklarım bazı okuyucunun canını yakıyorsa özür dilerim amacım bilerek can yakmak değil genellikle kendi can yanmalarıma şifa aramaktır. Hem iyi yazar olmanın önkoşullarından biri yazdıklarınla doğal olarak bazılarını kızdırmak ise içinde bulunduğum gerçekleri ifşa patikası da bir ferah tepeye doğru beni itiyor olabilir.

Evet, yazmaya devam...

Monday, March 16, 2009

böyle çalışmak istemiyorum öyle çalışmak istiyorum!

*insanların birbirini anlamamak için çaba harcadığı
*sarf edilen her cümlenin altında binbir yılan arandığı
*yapamıyorum zorlanıyorum demenin ayıp ve aptalca olduğu
*ay ne güzel yapmışsın demenin ayıp ve aptalca olduğu
*işleri kolaylaştırırsam başkaları başarılı görünür diye düşünülen
*aman bilmemkimler çok acil istediler'cilerin bilmemkimlerden daha aceleci olduğu
*yalanların doğrulardan daha çok prim yaptığı
*insanların birbirini sevmediği, sevemediği
*kimsenin kendinden başkasına saygı ve hürmet göstermediği ama gösterirmiş gibi yaptığı
*herkesin çok iş çıkarıp çok yoruluyor göründüğü ama hiçbirşeyin ilerlemediği
*hiçbir işin işbirliği, keyif, yaratıcılıkla yapılmadığı
*yeni fikirlerin önüne takılan çelmelerin dünya kupaları kırmızı kartlar toplamından fazla olduğu
*bilmemkimler çok kızar'cıların bilmemkimlerden ödünün koptuğu
*herkesin soğuk bir gülümsemeyle baharı geciktirdiği
*birilerinin işi ters gidince diğerlerinin oh çektiği
*büyüklerin küçüklere, üstlerin astlara, asansördekilerin merdivendekilere "mob" ettiği
*kuralların ve sistemin amacın önüne geçtiği
*işleyişin hedefi şaşırttığı
*kural koyucu ve uygulayıcıların akıl ve gönüllerini evde unuttuğu
*işe, başaryıa, beceriye değil dedikoduya prim veren ve dedikodu kaynaklı verilerle eylemde bulunabilenlerin yönettiği
*sabahları kalktığınızda gülümsemenizi engelleyen yerlerde

*mutsuz, yalnız, herkese ve herşeye rağmen, kapasitemin altında, iyi niyetten uzak, güvensiz, kötü sonuçlar doğurduğunu nesiller sonra göreceğimiz eylemlere pay olarak, sırf ay sonu faturaları için ağlyarak çalışmak istemiyorum!!!

BEN ŞÖYLE ÇALIŞMAK İSTİYORUM:
*insanların birbirini ANLAMAK için çaba harcadığı
*sarf edilen her cümlenin doğrudan yerine ulaştığı
*yapamıyorum zorlanıyorum demenin doğru, takdire şayan, akıllıca ve cesurca olduğu
*ay ne güzel yapmışsın demenin doğru, takdire şayan, özel, zarif ve insanca olduğu
*işleri kolaylaştırırsam başkalarının başarıları da ARTAR diye düşünülen
*aman bilmemkimler çok acil istediler'cilerin bilmemkimler KADAR aceleci olduğu
*yalanların doğrulardan daha çok prim ASLA YAPAMADIĞI
*insanların birbirini sevdiği, koruduğu, destek olduğu
*HERKESİN kendine de başkalarına da saygı ve hürmet GÖSTERDİĞİ
*herkesin çok iş çıkarıp çok YORULDUĞU ama sonuçların tüm paydaşlarca paylaşılıp çoğaltıldığı
*HER işin işbirliği keyif ve yaratıcılıkla YAPILDIĞI
*yeni fikirlerin önünde açılan OLANAKLARIN dünya kupalarında atılan goller toplamından fazla olduğu
*bilmemkimler çok kızar'cıların bilmemkimlere kızmamayı gösterebildiği
*herkesin SICAK bir gülümsemeyle kışı bahara çevirdiği
*birilerinin işi ters gidince diğerlerinin içinin hop ettiği, ellerin bir araya gelip imdada yetiştiği
*büyüklerin küçüklere, üstlerin astlara "mob" ETMEDİĞİ
*kuralların ve sistemin amaca hizmet edebilmek adına YENİLENDİĞİ
*işleyişin hedefe odaklı yönetildiği
*kural koyucu ve uygulayıcıların akıl ve gönüllerini ve hatta büyük bilgelerin ERDEMİNİ yanından eksik etmediği
*işe, başarıya, beceriye PRİM VEREN ve dedikodu kaynaklı verilere veri bile dememeyi başarabilenlerin yönettiği
*sabahları kalktığınızda gülümsemenizi dudaklarınızın ucuna konduruveren yerlerde (TABİİ VARSA BÖYLE YERLER)

*mutlu, birlikte, herkesle ve herşeyle iç içe, el ele, kapasitemin üstünde, iyi niyetle çevrili, güvenli, kötü sonuçlar doğurduğunu nesiller sonra göreceğimiz eylemlere ENGEL olarak, gülerek ve ay sonu faturalarını unutarak çalışmak istiyorum!!!

üfff... çok istiyorum hem de!